KABAHATLER
KANUNU
Kanun Numarası: 5326
Kanun Kabul Tarihi: 13/03/205
Yayımlandığı Resmi Gazete No: 25772 Mükerrer
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 31/03/2005
BİRİNCİ KISIM : GENEL HÜKÜMLER
BİRİNCİ BÖLÜM:AMAÇ VE KAPSAM, TANIM, KANUNİLİK İLKESİ VE KANUNUN
UYGULAMA ALANI
AMAÇ VE KAPSAM
Madde 1 - (1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlakı, genel
sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idari
yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,
d) İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,
e) İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine
ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır.
TANIM
Madde 2 - (1) Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari
yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.
GENEL KANUN NİTELİĞİ
Madde 3 - (Değişik
madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.31.md)
(1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına
karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması
halinde,
b) Diğer genel hükümleri,
idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren
bütün fiiller hakkında,
uygulanır.
KANUNİLİK İLKESİ
Madde 4 - (1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda
açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından
belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle
de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi
ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.
ZAMAN BAKIMINDAN UYGULAMA
Madde 5 - (1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatlar bakımından
da uygulanır. Ancak, kabahatlar karşılığında öngörülen idari yaptırımlara
ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı
geçerlidir.
(2) Kabahat, failin icrai veya ihmali davranışı
gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan
dikkate alınmaz.
YER BAKIMINDAN UYGULAMA
Madde 6 - (1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yer bakımından
uygulamaya ilişkin 8 inci maddesi hükümleri, kabahatler bakımından da
uygulanır. Ancak, kanunlarda aksine hüküm bulunan haller saklıdır.
İKİNCİ BÖLÜM:KABAHATTEN DOLAYI SORUMLULUĞUN ESASLARI
KABAHATİN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ
Madde 7.- (1) Kabahat, icrai veya ihmali davranışla
işlenebilir. İhmali davranışla işlenmiş kabahatin varlığı için kişi açısından
belli bir icrai davranışta bulunma hususunda hukuki yükümlülüğün varlığı
gereklidir.
ORGAN VEYA TEMSİLCİNİN DAVRANIŞINDAN DOLAYI SORUMLULUK
Madde 8 - (1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ
veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev
üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel
kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla
bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi
hakkında da idari yaptırım uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir işte çalışan
kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş
sahibi kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil edilen
kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, organ veya
temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken
geçerli olmaması halinde de uygulanır.
KAST VEYA TAKSİR
Madde 9 - (1) Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan
hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir.
HATA
Madde 10 - (1) Türk Ceza Kanununun hata hallerine ilişkin
hükümleri, ancak kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanır.
SORUMLULUK
Madde 11 - (1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış
çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz.
(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para
cezası uygulanmaz.
HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİ İLE KUSURLULUĞU ORTADAN KALDIRAN
NEDENLER
Madde 12 - (1) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde,
Türk Ceza Kanununun hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran
nedenlere ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
TEŞEBBÜS
Madde 13 - (1) Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ancak,
teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda hüküm bulunan haller
saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye
ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
İŞTİRAK
Madde 14 - (1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak
etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası
verilir.
(2) Özel faillik niteliğinin arandığı durumlarda,
kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi hakkında da fail olarak
idari para cezası verilir.
(3) Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı
işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin işlenişine iştirak eden kişi
hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın
idari para cezası verilir.
(4) Kanunda özel faillik niteliğini taşıyan kişi
açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak tanımlanan fiilin, bu
niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler tarafından ortaklaşa işlenmesi halinde
suça iştirake ilişkin hükümler uygulanır.
İÇTİMA
Madde 15 - (1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi
halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası
öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir. Bu kabahatlerle ilgili olarak
kanunda idari para cezasından başka idari yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu
yaptırımların her birinin uygulanmasına karar verilir.
(2) Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her
bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idari para cezası verilir. Kesintisiz fiille
işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar
fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış
ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım
uygulanmayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:İDARİ YAPTIRIMLAR
YAPTIRIM TÜRLERİ
Madde 16 - (1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari
yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir.
(2) İdari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve
ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.
İDARİ PARA CEZASI
Madde 17 - (1) İdari para cezası, maktu veya nispi olabilir.
(2) İdari para
cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu
durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık
içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
((3)
(Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.32.md) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer
alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili
kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı ile
Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para cezaları
Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler
tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir.
Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise,
ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir
kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para
cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait
olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi
koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar
verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para
cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik
fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.32.md) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi
gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine
gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen
idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde,
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri
tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve
Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili
kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil
olunur.
(5) İdari para cezası tamamen
tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve
kuruluşuna bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla idari para cezası veren kamu
görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi
gerçekleştirir. İdari para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen
kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı
kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdari para cezaları her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen
yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para
cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü,
nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz.
MÜLKİYETİN KAMUYA GEÇİRİLMESİ
Madde 18 - (1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi
suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda
açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,
eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı
olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerine
getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye
kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi;
eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan
hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilebilmesi için fail hakkında idari para cezası veya başka bir idari
yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de
karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretle
değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,
kesinleşmesi halinde yerine getirilir.
SAKLI TUTULAN HÜKÜMLER
Madde 19 - (1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen
belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya
seyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda
bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.
SORUŞTURMA ZAMANAŞIMI
Madde 20 - (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde
kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez.
(2) (Değişik
fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.33.md) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından az
idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç,
yıldır.
(3) Nispi idari
para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki
fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç
oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
YERİNE GETİRME ZAMANAŞIMI
Madde 21 - (1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde
idari para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık
yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para
cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idari para
cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idari para
cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az idari para cezasına karar
verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı
süresi on yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesi tarihinden
itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine
getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı
işlemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM:KARAR VERME YETKİSİ VE KANUN
YOLLARI
İDARİ YAPTIRIM KARARI VERME YETKİSİ
Madde 22 - (1) Kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye
ilgili kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlileri
yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu
kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.
(3) İdari kurul, makam veya kamu görevlileri, ancak
ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren yerlerde işlenen
kabahatler dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir.
CUMHURİYET SAVCISININ KARAR VERME YETKİSİ
Madde 23 - (1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan
hallerde bir kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma
kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısı
durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendisi de idari
yaptırım kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun
anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idari yaptırım kararı verir.
Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idari yaptırım
kararı verilmemiş olması gerekir.
MAHKEMENİN KARAR VERME YETKİSİ
Madde 24 - (1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun
anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir.
İDARİ YAPTIRIM KARARI
Madde 25 - (1) İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin
kimlik ve adresi,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati
oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.
KARARLARIN TEBLİĞİ
Madde 26 - (1) İdari yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat
metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir
şekilde belirtilir.
(2) İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin
huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara
karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan
kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir
örneği kişiye verilir.
(3) Tüzel kişi hakkında verilen idari yaptırım
kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.
BAŞVURU YOLU
Madde 27 - (1) İdari para cezası ve
mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın
tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza
mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde
idari yaptırım kararı kesinleşir.
(2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin
geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç
yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın
kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat
tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru
dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde, idari yaptırım kararına
ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde
gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen
mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından
verilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Ek
fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.34.md) Soruşturma konusu fiilin suç değil
de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde;
kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım
kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir.
(7) (Ek
fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.34.md) Kovuşturma konusu fiilin suç değil
de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde;
fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna
gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu
merciinde incelenir.
(8) (Ek
fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.34.md) İdarî yaptırım kararının verildiği
işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren
kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka
aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde
görülür.
BAŞVURUNUN İNCELENMESİ
Madde 28 - (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme
sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın
yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru
konusu idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek
kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması
halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin
bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme
dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru
dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap
verir. Başvuru konusu idari yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir
örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem
dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap
dilekçesi, idari yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir
fazla nüsha olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap
dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları
çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle
tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat
edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz
olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu
husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi
incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da
uygulanır.